Türkiye 25 ana havzadan oluşuyor ve her birinin hidrolojik karakteri, iklim duyarlılığı ve sosyo-ekonomik baskısı farklı. İçme suyu, sulama, atıksu ve enerji kararlarını birbirinden bağımsız ele almak, on yıllık ölçekte kaçınılmaz olarak çelişkili sonuçlar üretiyor.
Havza yaklaşımı, bu kararları tek bir su bütçesi içinde değerlendiriyor. Yağış-akış modellemesi, kullanım sektörlerinin talep eğrileri ve iklim senaryoları aynı masada birleştirildiğinde, mühendislik tasarımı yatırımı önceleyen değil, yatırımı yönlendiren bir araç haline geliyor.
TÜMAŞ'ın baraj, içme suyu ve atıksu projelerinde edindiği saha deneyimi, havza ölçekli planlamanın artık ulusal bir gereklilik olduğunu gösteriyor. Bu yaklaşımı projelendirmenin başında konumlandırmak, sonradan yapılacak düzeltmelerin maliyetinden çok daha azına mal oluyor.